Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında oluşturulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin ilk toplantısının ardından yaptığı açıklamada, bölgesel güvenlik, savunma işbirliği ve İsrail'in bölgedeki politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Fidan, bölge ülkelerinin kendi güvenlik, istikrar ve refahları için ortak hareket etmelerinin önemine işaret ederek, "Her zaman ifade ettiğimiz gibi, bölgemize dışarıdan getirilmeye çalışılan çözüm arayışları sorunlarımıza deva olmamakta, aksine ağır bedeller ödenmesine sebep olabilmektedir" dedi.
Girne'deki kazada hayatını kaybedenlere başsağlığı Fidan, konuşmasına Girne açıklarında meydana gelen gemi kazasında hayatını kaybedenleri anarak başladı. Fidan, "Sözlerime başlamadan evvel Girne açıklarında dün meydana gelen gemi kazasında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyorum.
Yakınlarına, milletimize ve KKTC halkına taziyelerimi buradan sunuyorum. Kazada yaralanan kardeşlerimize acil şifalar diliyorum. Benzer acıların bir daha yaşanmamasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. "Bu anlaşmayla bölgemizde yeni bir süreç başladı" Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın 7 Ağustos 2026'da Mekke'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın öncülüğünde imzalandığını hatırlatan Fidan, anlaşmanın bölgesel sahiplenme anlayışının ürünü olduğunu belirtti.
Fidan, dışarıdan getirilmeye çalışılan çözüm arayışlarının bölgedeki sorunları çözmediğini ifade ederek, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bildiğiniz üzere 7 Ağustos 2026 tarihinde Mekke'de Cumhurbaşkanımızın önderliğinde tarihi bir adım attık. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı imzaladık.
Anlaşma, bölgesel sahiplenme anlayışının bir ürünüdür. Her zaman ifade ettiğimiz gibi, bölgemize dışarıdan getirilmeye çalışılan çözüm arayışları sorunlarımıza deva olmamakta, aksine ağır bedeller ödenmesine sebep olabilmektedir. Bölge ülkelerinin güvenlik, istikrar, refah ve kalıcı barış için ortak hareket etmeleri ve bu yönde attıkları adımlara kurumsal bir nitelik kazandırmaları acil bir ihtiyaç haline gelmiştir.
Bu anlaşmayla bölgemizde yeni bir güvenlik ve işbirliği mimarisinin tesis edilmesi süreci böylece başlamıştır." Fidan, Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin oluşturulduğunu belirterek, komitenin ilk toplantısına Türkiye olarak ev sahipliği yaptıklarını söyledi.
Toplantıya üç ülkenin dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarının katıldığını aktaran Fidan, "Anlaşmanın uygulanması sürecinde atacağımız somut adımlara ilişkin kapsamlı görüş alışverişinde bulunduk. Bugün itibariyle anlaşmayla öngörülen kurumsal yapının oluşturulması için çalışmalarımıza da başlamış olduk" dedi. "İttifakımızın resmi adı Mekke Savunma İttifakı" Fidan, toplantıda ittifakın resmi adına ilişkin de mutabakata varıldığını açıkladı. "Her şeyden önce ittifakımızın resmi adı üzerinde mutabık kaldık.
İttifakımızın resmi adı: Mekke Savunma İttifakı" diyen Fidan, ittifak kapsamında kurulacak sekretaryanın Riyad'da faaliyet göstermesinin öngörüldüğünü belirtti. İlk genel sekreterin Pakistanlı bir isim olması konusunda daha önce genel mutabakat sağlandığını hatırlatan Fidan, toplantıda ittifakın kurumsallaşmasına yönelik atılacak adımların zamanlamasına ilişkin ön kararların da alındığını bildirdi.
Fidan, "Büyük bir uyum içerisinde ve derinlik içerisinde kardeşlerimiz toplantıda görüşlerini ifade ettiler. Burada alınan kararların ben tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum ve ittifakın kurumsallaşması için yürütülecek çalışmalara katkı sunan herkese şimdiden çok çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Diğer ittifak anlaşmalarının tamamlayıcısıdır" Mekke Savunma İttifakı'nın savunma temelli olduğunu belirten Fidan, ittifakın devletlerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı ile iç işlerine müdahale etmeme gibi uluslararası hukuk ilkelerine dayandığını söyledi.
Fidan, ittifakın herhangi bir devlete karşı oluşturulmadığını belirterek şöyle konuştu: "Güvenli, istikrarlı ve müreffeh bir gelecek vizyonumuzla imzalanan bu ittifak savunma temellidir. İttifak devletlerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı ile iç işlerine müdahale etmeme gibi uluslararası hukuk ilkelerine dayanmaktadır.
İttifakın herhangi bir devlete karşı olmadığını, aksine bu temel ilkelere riayet eden bölgemizdeki tüm devletlere açık olduğunu bir kez daha burada vurgulamak istiyoruz." Fidan, Mekke Savunma İttifakı'nın ortaya koyduğu barışçıl vizyonun, anlaşmanın temel ilkelerini paylaşan diğer dost ülkelerle birlikte ilerletilmesinin ortak temenni olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin NATO başta olmak üzere diğer ittifak ve anlaşmalardan . Fidan, Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin ilk toplantısıyla bölgesel barış, güvenlik ve istikrar için sorumluluk üstlenmeye hazır olduklarının gösterildiğini belirtti. "Başta Pakistan ve Suudi Arabistan olmak üzere dost ülkelerle yakın işbirliği ve eşgüdüm sağlamaya devam edeceğiz" diyen Fidan, toplantıya katkı sunan ilgili kurumlara ve konuk heyetlere teşekkür etti.
Fidan'dan Netanyahu'ya tepki Fidan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik açıklamalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Netanyahu hükümetinin seçim sürecine girdiği dönemden itibaren Türkiye'ye yönelik söylemlerinin arttığını belirten Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve bazı Türk yetkililerin hedef alındığını söyledi.
Fidan, "Şimdi birinci şunun altını çizmek gerekiyor: Yani insanlığın ve uluslararası toplumun ve güvenliğin ortak düşmanı haline gelmiş Netanyahu, altını çiziyorum Netanyahu canisi, soykırımcısı bu noktada ciddiye alınacak bir insan değildir" ifadelerini kullandı.
Netanyahu'nun muhatabının uluslararası toplum ve uluslararası sistem olduğunu belirten Fidan, "Çünkü sadece Türkiye için değil, bütün küresel güvenlik için Netanyahu, onun mantalitesi ve onunla beraber hareket eden soykırımcı kitle bir tehdit oluşturmaktadır" dedi. "Bu sadece Türkiye'nin problemi değil" Fidan, İsrail hükümetinin politikalarının yalnızca Türkiye'yi ilgilendiren bir mesele olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu. "Bunu sadece Türkiye'nin problemiymiş gibi düşünmek büyük bir hata" diyen Fidan, uluslararası toplumun Netanyahu hükümetine karşı sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini söyledi.
Fidan, "Dolayısıyla burada uluslararası toplumun şu ana kadar yapmadığı görevi yerine getirip bu caniyi, bu soykırımcıyı durdurması; bu soykırımcının bölgeye, İsrail'e, Yahudi halkına ve bütün dünyaya zarar vermesinin artık önüne geçmek gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Filistinlilerin öldürülmesinin sona ermesi gerektiğini belirten Fidan, "Yani Filistinli kanı dökmekten, Müslüman kanı dökmekten zevk alan bu caninin artık durdurulması gerekiyor" dedi. "Netanyahu tehdidiyle uluslararası sistem savaşmalı" Fidan, Netanyahu hükümetinin politikalarının İsrail'e, Filistinlilere ve bölgeye zarar verdiğini belirterek, uluslararası toplumun bu politikalar karşısında harekete geçmesi gerektiğini ifade etti.
Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunun durduğu yer İsrail'e de büyük zarar, Filistinlilere zaten zarar, bölgeye de büyük zarar. Konuşmalarına baktığınız zaman Filistin Devleti'nin kurulmasını istemiyor, bölgedeki ülkelerde devam eden işgalin vazgeçmesini istemiyor.
Soykırımcı ve işgalci yaklaşımın, bölgesel güvenliği ve uluslararası güvenliği tehlikeye atan yaklaşımın . Şimdi bu sadece bizim değil, bütün bölgenin ve uluslararası toplumun büyük bir tehdididir. Bu tehditle, bu Netanyahu tehdidiyle bu uluslararası sistem savaşmalıdır arkadaşlar." Independent Türkçe, AA MEKKE ANLAŞMASIhakan fidanDışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mekke Savunma İttifakı'nın bölgesel güvenlikte yeni bir dönem başlattığını belirterek, bölge sorunlarına dışarıdan çözüm arayışlarının ağır bedellere yol açabileceğini söylediPazartesi, Ağustos 31, 2026 – 15:45